Hizmet Sözleşmesi

Hizmet sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 393 ve devamı maddelerinde ‘’ genel hizmet sözleşmesi’’ başlığı altında düzenlenmiştir. Bu sözleşme türü 4857 sayılı İş Kanunu’nda da düzenlenmiştir. Fakat orada Borçlar Kanunu’ndan farklı olarak hizmet sözleşmesi yerine iş sözleşmesi terimi kullanılmıştır.  

Hizmet kavramı anlam itibariyle birinin işini görmeyi ya da birine yarayan işi yapmayı ifade eder. Oysa sözleşme hukukunda iş görme borcu doğuran birçok sözleşme tipi mevcuttur. Dolayısıyla hizmet sözleşmesi kavramı diğer iş görme borcu doğuran sözleşme türlerinin de yerine geçebilecek bir anlam ifade etmektedir. Bu açıklamalardan ötürü İş Kanunu’nda kullanılan iş sözleşmesi kavramının hizmet sözleşmesi kavramına kıyasla kullanım açısından daha yerinde olduğu söylenebilir. Fakat buradaki açıklamalar genel itibariyle Borçlar Kanunu dikkate alınarak yapılacağından hizmet sözleşmesi kavramı kullanılacaktır.  

Hizmet Sözleşmesi Nedir?  

Hizmet Sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu madde 393’de işçinin işverene bağımlı olarak belirli süreyle veya belirsiz süreyle iş görmeyi, işverenin de işçiye zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. İşçinin bir hizmeti kısmi süreli ve düzenli olarak yerine getirmeyi üstlendiği sözleşmeler de hizmet sözleşmesidir. Şekle tabi olmayan bir sözleşme türüdür. Aynı zamanda hizmet sözleşmesi her iki tarafa borç yükleyen, ivazlı bir sözleşmedir. 

İşçinin Borçları  

Hizmet sözleşmesi işçiye iş görme, itaat, özen ve sadakat borcu yükler. Bu kapsamda işçi sadakat borcuna aykırı olarak, hizmet sözleşmesi devam ettiği sürece üçüncü kişiye hizmette bulunamaz. Ayrıca işçi yüklendiği işi özenle yapmalı ve işverenin verdiği talimatları dürüstlük kuralına uygun olarak yerine getirmelidir. İşçi işverenin menfaatlerini korumalı, özellikle işvereniyle rekabete girmemelidir.  

 İşçi gördüğü işe ilişkin bilgi ve sırları gizli tutmakla da yükümlüdür. Bu yükümlülük hizmet ilişkisi boyunca mutlak olmakla birlikte hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra da işverenin menfaati ölçüsünde devam eder.  

İşçi işin görüldüğü sırada üçüncü kişilerden yahut hizmetin ifasından elde ettiği şeyleri( özellikle para gibi) işverene teslim etmek ve bunlar hakkında hesap vermekle de yükümlüdür. 

İşverenin Borçları  

İşveren, işçiye ücret ödemekle yükümlüdür, bayram yahut yılbaşı gibi durumlarda işçiye ikramiye de verebilir. Aynı zamanda işveren işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması  için gerekli tüm tedbirleri almalı, araç ve gereçleri eksiksiz bulundurmalıdır. İşçi de alınan bu tedbirlere uymakla yükümlüdür.  

İşveren işçinin kişiliğini korumalı ve saygı göstermelidir. Özellikle işçinin psikolojik ve cinsel tacize uğramaması ve uğramış ise daha fazla zarar görmemesi için gerekli tüm tedbirleri almakla yükümlüdür. 

İşveren işçiyle birlikte ev düzeni içinde yaşıyorsa yeterli gıda ve uygun barınak sağlamalıdır.  

Belirli ve Belirsiz Süreli Hizmet Sözleşmesi 

Hizmet sözleşmeleri belirli yahut belirsiz süreli olarak oluşturulabilir. Sözleşmede iş ilişkisi belirli bir süreye bağlanmamışsa, iş ilişkisinin ne zaman sona ereceği belirtilmemişse belirsiz süreli hizmet sözleşmesi söz konusudur. Belli bir hizmetin tamamlanması veya belirli bir durumun ortaya çıkması gibi objektif nedenlere bağlı olarak sona erecek sözleşmeler ise belirli süreli hizmet sözleşmesidir. 

Hizmet Sözleşmesinin Sona Ermesi  

Belirli süreli hizmet sözleşmesi belirli bir süreyi kapsayan iş ilişkileri için yapılmış olduğundan aksi kararlaştırılmadıkça sürenin bitimiyle kendiliğinden sona erer. Bu yüzden sözleşmenin sona ermesi için önceden fesih bildiriminde bulunmaya gerek bulunmamaktadır. Belirlenen süre geçmiş olduğu halde işçi ve işveren tarafından hizmet ilişkisi devam ettirilmiş ise belirli süreli hizmet sözleşmesi, belirsiz süreli hizmet sözleşmesine dönüşmektedir. 

On yıldan uzun süreli hizmet sözleşmesi söz konusu ise taraflardan biri on yıl geçtikten sonra altı aylık fesih bildirim süresine uyarak sözleşmeyi feshedebilir. Fakat fesih bu süreyi izleyen aybaşında hüküm ifade eder.  

Belirsiz süreli hizmet sözleşmesi işçi veya işveren tarafından kanunda yazan fesih bildirim sürelerine uyularak feshedilebilir. Burada hizmet sözleşmesi bildirimin karşı tarafa ulaşmasından itibaren; hizmet süresi bir yıla kadar sürmüş olan işçi için iki hafta sonra, hizmet süresi bir yıldan beş yıla kadar sürmüş işçi için dört hafta sonra, hizmet süresi beş yıldan fazla sürmüş işçi için altı hafta sonra sona erer.  

Taraflardan her biri sözleşmeyi haklı sebebe dayanarak derhal feshetme hakkına sahiptir. Hizmet sözleşmesi derhal feshedildiği takdirde fesheden taraf fesih sebebini karşı tarafa bildirmelidir. Dürüstlük kuralına göre iş ilişkisinin devam ettirilmesi taraflardan beklenemeyeceği her türlü hal haklı sebep teşkil edebilir.  

Hizmet sözleşmesi derhal feshedilirse, feshe sebep olan taraf, uğranılan zararı diğer tarafın sözleşmedeki haklarını göz önünde bulundurarak gidermekle yükümlüdür.  

Sözleşmenin haklı sebep olmaksızın işveren tarafından feshedilmesi durumunda işçi tazminat isteyebilmektedir. İstenilecek tazminat miktarı sözleşmenin türüne göre farklılık gösterebilir. 

Haklı sebep olmaksızın işçi tarafından hizmet sözleşmesi feshedilirse işveren işçinin aylık ücretinin 1/4’ünü aşmamak üzere tazminat isteyebilir. Aynı zamanda işveren bu durumdan dolayı ortaya çıkan ek zararlarını da talep edebilir.  Eğer ki işveren bir zarara uğramamış yahut ortaya çıkan zararı  işçinin aylık ücretinin 1/4 miktarını aşmıyor ise hakim tazminat miktarını indirebilir. 

Kaynakça:  

 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 

 4857 sayılı İş Kanunu